“EKO sırasında kalp damarlarımı da görebiliyor musunuz?” Ekokardiyografi yaparken hastalarımızın en sık sorduğu sorulardan biri bu.
EKO, kalbin yapısını ve çalışmasını değerlendirmek için kullandığımız çok yararlı bir tetkik. Ancak her tetkik gibi onun da yanıtlayabildiği sorular ve sınırları var. Rutin EKO, kalp damarlarındaki darlıkları doğrudan görüntülemek için yapılan bir inceleme değildir.
Peki, EKO ile neye bakıyoruz? Ses dalgaları kalbi nasıl gösteriyor? Radyasyon kullanılıyor mu? Göğüsten yapılan EKO ile yemek borusundan yapılan EKO arasındaki fark ne? Gelin birlikte inceleyelim.
EKO Nedir?
Ekokardiyografi, ultrason yani yüksek frekanslı ses dalgaları kullanarak kalbin hareketli görüntülerini elde ettiğimiz bir incelemedir. Günlük kullanımda kısaca “EKO” diyoruz.
Standart incelemede kalbin farklı açılardan iki boyutlu kesitlerini değerlendiriyoruz. Böylece kalp boşluklarını, duvarların hareketini ve kapakların açılıp kapanmasını gerçek zamanlı olarak izleyebiliyoruz. Uygun cihaz ve tekniklerle üç boyutlu görüntüler de elde edilebilir.
Temel çalışma prensibi, gebelikte veya karın organlarının incelenmesinde kullanılan ultrasonla aynıdır. İncelenen organa göre kullanılan probun, yani görüntü almamızı sağlayan başlığın yapısı ve ses dalgalarının özellikleri değişir.
EKO Nasıl Yapılır?
EKO denildiğinde çoğunlukla transtorasik ekokardiyografi kastedilir. “Transtorasik”, incelemenin göğüs duvarı üzerinden yapılması anlamına gelir.
Göğsün belirli noktalarına jel sürülür ve prob yerleştirilir. Farklı açılardan bakarak kalbin farklı kesitleri alınır. İnceleme sırasında daha iyi görüntü elde etmek için yana dönmeniz veya kısa süre nefesinizi tutmanız istenebilir.
Ekranda kalbin atarken oluşan görüntülerini izleriz. Bu görüntüler üzerinden kalp boşluklarının ve aortun bazı bölümlerinin boyutlarını ölçer, kalbin kasılmasını ve kapakların çalışmasını değerlendiririz.
Göğüsten yapılan standart EKO için damar içerisine kateter ilerletilmez veya göğüs kafesi açılmaz. Çoğunlukla özel bir hazırlık gerektirmez; ancak farklı EKO türleri için hazırlık koşulları değişebileceğinden randevu sırasında verilen talimatlar esas alınmalıdır.
EKO Radyasyon İçerir mi?
Hayır. Ekokardiyografide X-ışınları veya iyonlaştırıcı radyasyon kullanılmaz; görüntüler ses dalgalarıyla elde edilir.
Bu özellik, gerekli olduğunda kalbin yapısını ve işlevini tekrar değerlendirmemize olanak sağlar. Standart göğüsten EKO genellikle iyi tolere edilen bir incelemedir; probun bastırıldığı yerde hafif rahatsızlık hissedilebilir.
Yemek borusundan yapılan EKO ise farklı bir işlemdir ve kendine özgü hazırlık gereksinimleri ile riskleri vardır. Bütün EKO türlerini aynı işlem gibi düşünmemek gerekir.
EKO ile Neler Görülebilir?
EKO, öncelikle kalbin yapısı ve işlevi hakkında bilgi verir. Kalp boşluklarının boyutları, kalp duvarlarının kalınlığı, kasılma gücü ve farklı duvar bölgelerinin hareketleri değerlendirilebilir.
Kalp kapaklarının yapısı, açılıp kapanması, kapaklarda darlık veya kaçak bulunup bulunmadığı incelenir. Kalp yetersizliğinin değerlendirilmesinde ve takibinde de EKO önemli bir yer tutar.
Uygun görüntülerle bazı doğumsal kalp sorunları ve kalpteki bölmeler arasındaki açıklıklar değerlendirilebilir. Ancak her açıklığın veya yapısal sorunun standart EKO ile aynı ayrıntıda görülebileceği söylenemez.
Aort damarının kalbe yakın başlangıç bölümleri de incelenebilir. Bu, aortun tamamının veya kalbi besleyen koroner damarların ayrıntılı olarak görüntülendiği anlamına gelmez.
Renkli Doppler Ne İşe Yarar?
EKO ekranında gördüğünüz renkler, kanın akışını değerlendirmek için kullanılan renkli Doppler tekniğine aittir. Kanın akış yönünü ve akış özelliklerini incelememize yardımcı olur.
Kapakta kaçak olduğunda kanın geri yöndeki akışı değerlendirilebilir. Diğer Doppler ölçümleriyle kan akımının hızı ölçülür; kapak darlıkları ve bazı basınç farkları hakkında hesaplamalar yapılabilir.
Burada önemli nokta, renkli görünümün tek başına bir hastalık tanısı olmadığıdır. Görüntüler, ölçümler ve hastanın klinik durumu birlikte yorumlanır. Her renk değişimi “damar tıkalı” veya “kapak kaçırıyor” anlamına gelmez.
EKO ile Kalp Damarları Görülür mü?
Hastalarımız “kalp damarları” derken genellikle kalp kasını besleyen koroner arterleri kastediyor. Standart transtorasik EKO, bu damarların tamamını ve içlerindeki darlıkları anjiyografi gibi doğrudan değerlendiren bir yöntem değildir.
Bazı özel koşullarda koroner damarların başlangıç bölümleri veya akımları değerlendirilebilse de rutin EKO’nun amacı koroner damar haritası çıkarmak değildir.
Damarları doğrudan değerlendirmesek de kalp duvarlarının hareketindeki bozukluklar koroner damar hastalığı açısından ipucu verebilir. Ancak bu bulgular tek başına hangi damarın ne kadar daraldığını göstermez.
EKO’nun normal olması, koroner damarlarda darlık bulunmadığını kesin olarak göstermez. Damarların doğrudan görüntülenmesi gerektiğinde klinik duruma göre koroner BT anjiyografi veya girişimsel koroner anjiyografi gibi yöntemler değerlendirilebilir. Her hastanın bu tetkiklere ihtiyacı olduğu anlamına gelmez.
EKO’nun Görüntü Kalitesi Neden Değişir?
Göğüsten yapılan incelemede ses dalgalarının kalbe ulaşması ve geri dönmesi gerekir. Göğüs duvarının yapısı, akciğerler ve incelenen yapının probdan uzaklığı görüntü kalitesini etkileyebilir.
Bu nedenle her hastada bütün yapılar aynı netlikte görünmeyebilir. Özellikle kalbin arka tarafındaki bazı yapılar, belirli açıklıklar veya pıhtı şüphesi standart incelemeyle yeterince değerlendirilemeyebilir.
Bir yapının net görülememesi, mutlaka o bölgede hastalık olduğu anlamına gelmez. Hekim, yanıtlanması gereken soruya göre ek görüntüleme gerekip gerekmediğine karar verir.
Yemek Borusundan EKO Neden Yapılır?
Transözofageal ekokardiyografide görüntüleme probu ağız yoluyla yemek borusuna ilerletilir. Yemek borusu kalbin arka tarafına yakın olduğu için bazı yapılar bu yoldan daha ayrıntılı incelenebilir.
Özellikle bazı kapak sorunları, yapay kapaklar, kalbin belirli bölgelerinde pıhtı şüphesi veya seçilmiş yapısal sorunlar için bu yöntem gerekebilir. Her EKO yaptıran hastaya uygulanmaz.
Her iki yöntemde de ses dalgaları kullanılır; temel fark görüntünün nereden alındığıdır. Yemek borusundan EKO’nun nasıl yapıldığı, hazırlığı ve olası riskleri işlem öncesinde ayrıca değerlendirilir ve anlatılır.
EKO Hakkında Sık Sorulan Sorular
EKO ile EKG aynı şey mi?
Hayır. EKG kalbin elektriksel aktivitesini kaydeder. EKO ise ses dalgalarıyla kalbin yapısını ve hareketini görüntüler. Birbirinin yerine geçen değil, farklı sorulara yanıt veren tetkiklerdir.
EKO normal çıktıysa bütün kalp hastalıkları dışlanmış olur mu?
Hayır. Normal bir EKO sonucu, incelenen yapı ve işlevler açısından değerli bilgi verir; ancak bütün kalp hastalıklarını, ritim bozukluklarını veya koroner damar darlıklarını dışlamaz. Sonuç şikâyetler, muayene ve diğer tetkiklerle birlikte değerlendirilir.
EKO’da kapak kaçağı görülmesi mutlaka ameliyat gerektirir mi?
Hayır. Kaçağın derecesi, kapağın yapısı, kalp üzerindeki etkisi ve hastanın şikâyetleri birlikte değerlendirilir. EKO raporundaki tek bir ifadeden tedavi kararı çıkarılmaz.
EKO sırasında uyutulur muyum?
Göğüsten yapılan standart EKO sırasında genellikle uyanık olursunuz ve incelemeyi yapan kişiyle iletişim kurabilirsiniz. Yemek borusundan yapılan EKO’da ise farklı hazırlık ve sakinleştirme uygulamaları gerekebilir.
Sonuç
Ekokardiyografi, ses dalgalarıyla kalbin yapısını, kasılmasını ve kapaklarını değerlendirmemizi sağlayan önemli bir tetkiktir. Radyasyon içermez ve birçok kalp hastalığının değerlendirilmesinde kullanılır.
Ancak her soruyu tek başına yanıtlamaz. Özellikle koroner damarların doğrudan görüntülenmesi ile kalbin yapı ve işlevlerinin değerlendirilmesi farklı amaçlardır.
EKO sonucunu, şikâyetleriniz ve diğer bulgularınızla birlikte değerlendirmek en doğru yaklaşımdır.
